\"Bitti\" ne demek? Yazılım projesinde kabul kriteri (form)
Yazılım projelerinin bittiği yer genelde kod değil, toplantı odasıdır. Tedarikçi “teslim ettik” der, siz “bu hâliyle olmaz” dersiniz. İkiniz de haklısınızdır, çünkü “bitti”nin ne demek olduğu hiç yazılmamıştır.
Yıllarca bu masanın iki tarafında da bulundum. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim: teknik yetersizlik yüzünden çıkmaza giren proje sayısı, tanımsız bir teslim yüzünden çıkmaza girenlerin yanında azdır.
Çözüm karmaşık bir metodoloji değil: projeye başlamadan önce doldurulan ve iki tarafın imzaladığı tek bir form.
📄 Yazılım projesi kabul kriteri formu (PDF, ücretsiz)
Kabul kriteri neden bu kadar sık atlanıyor
Çünkü başlangıçta herkes iyimserdir. Kapsam konuşulur, fiyat konuşulur, süre konuşulur: “bitti”yi konuşmak gereksiz bir formalite gibi görünür. “Yaparız canım, anlaşırız.”
Anlaşılmaz. Altı ay sonra iki taraf da kendi kafasındaki bitişi hatırlar ve ikisi aynı değildir.
Kabul kriterini yazmanın maliyeti bir saattir. Yazmamanın maliyeti, projenin sonunda başlayan ve kimsenin kazanamadığı bir pazarlıktır.
Kabul kriterinin dört bileşeni
Bir maddenin kabul kriteri sayılabilmesi için dördü birden gerekir. Üçü varsa hâlâ tartışmaya açıktır.
| Bileşen | Örnek | Neden şart |
|---|---|---|
| Hangi iş | “Saha ekibi iş emrini telefondan kapatabilir” | Özellik değil, tamamlanan bir iş |
| Hangi ortamda | “5 yaşındaki Android telefonda, sahada, internetsiz” | Ofiste çalışan şey sahada çalışmayabilir |
| Ölçülebilir şart | “İnternet yokken kaydediyor, bağlantı gelince 60 sn içinde eşitliyor” | “Hızlı olsun” ölçülemez, tartışılır |
| Kim onaylar | “Saha şefi Mehmet Bey” | Onaylayan belli değilse kimse onaylamaz |
🔴 Dördüncü madde en çok atlanan ve en kritik olanıdır. Sistemi kullanacak kişi — şef, ustabaşı, saha ekibi — onaylayanlar arasında değilse, sistem kâğıt üstünde çalışır sahada çalışmaz. Bunun neye mal olduğunu yaptırdığınız uygulamayı kimse kullanmıyor yazısında ayrıntısıyla anlattım.
“Özellik” ile “iş” arasındaki fark
Kabul kriterini yazarken en sık yapılan hata, özellik listelemek.
❌ “Kullanıcı girişi olacak, iş emri ekranı olacak, rapor ekranı olacak.” ✅ “Saha teknisyeni sabah telefonundan günün işlerini görür, bir işi açar, fotoğraf ekler, kapatır; kapattığı iş 60 saniye içinde ofiste görünür.”
Birincisi bir malzeme listesi, ikincisi bir kullanılabilirlik taahhüdü. Üç ekranın da “yapılmış” olması, işin uçtan uca yürüdüğü anlamına gelmez. Müşteri olarak sizin satın aldığınız şey ekran değil, yürüyen iş.
Formun geri kalanı: dört bölüm daha
1 · Kapsam tablosu. Her madde için üç sütun: bu fazda · 2. fazda · kapsam dışı. Üçüncü sütun en değerlisidir: “kapsam dışı” yazılmayan her şey, teslimde “ama bunu da bekliyorduk”a döner.
2 · Sahiplik. Beş satır; hepsi yazılı olmadan başlanmaz. Fikri mülkiyet size devredilir. Depo, sunucu, alan adı ve mağaza hesapları sizin adınıza olur. Teslimde kaynak kod, veritabanı şeması ve kurulum belgesi gelir · veri istediğiniz an dışa aktarılabilir · teslim sonrası hata düzeltme kaç ay ve sonrası hangi bedelle.
Bunlar fiyat kalemi değil, sahiplik kalemidir. Yoksa iş bitince elinizde çalışan bir uygulama olur ama sahibi siz olmayabilirsiniz.
3 · Durdurma kriteri. Hangi tarihte, hangi sonuç alınmazsa bu projeyi durduruyoruz?
Bu tek satır, formun en çok atlanan ve en çok para kurtaran satırı. Baştan yazılmayan kriter hiç yazılmaz: proje kendi ağırlığıyla devam eder, çünkü belli bir noktadan sonra kimse “durduralım” demenin bedelini üstlenmek istemez. Batık maliyet, kararı rehin alır.
4 · Pilot kapsamı. Önce hangi tek bölüm, tek şube, tek hat kullanacak? Tüm şirkete birden geçiş sorunu düzelten değil gizleyen bir karardır — herkes aynı anda şikâyet edince hangi şikâyetin gerçek olduğu anlaşılmaz.
Kabul kriterini kim yazar
Formu tedarikçi doldurur, siz onaylarsınız, çünkü teknik dili o kurar, işin ne olduğunu siz bilirsiniz. Ama bu sıra iki yerde bozulur ve ikisi de pahalıdır. Birincisi, kriteri tamamen tedarikçiye bırakmak: o zaman kriterler teslim edilebilir olana göre yazılır, ihtiyaca göre değil; “giriş ekranı çalışıyor” gibi maddeler doğar ve hepsi teknik olarak sağlanır, iş yine yürümez. İkincisi, kriteri tamamen içeriden yazmak: bu kez maddeler ölçülemez olur (“kullanıcı dostu olacak”, “hızlı olacak”) ve teslimde herkes kendi yorumunu savunur.
Doğru düzen ortadadır ve tek toplantı sürer: siz işi tarif edersiniz (“saha ekibi iş emrini telefondan kapatabilmeli”), tedarikçi bunu ölçülebilir hâle getirir (“internetsiz kaydeder, bağlantı gelince 60 saniye içinde eşitler”), ve onaylayacak kişi masada oturur. O kişinin sistemi kullanan kişi olması şarttır: onayı, işi yapmayan bir yöneticiye bırakan proje, sahada kullanılmayan bir yazılıma en kısa yoldan gider.
Kriter yazarken en sık düşülen üç tuzak
“Sonra netleştiririz.” Kapsamın belirsiz kalan parçası hiçbir zaman kendiliğinden netleşmez; teslim gününde iki tarafın da kendi lehine yorumladığı bir boşluk olarak durur. Netleştirilemeyen madde, forma “bu sürümde yok” diye yazılır — belirsiz bırakılmaz.
Her şeyi kriter yapmak. Otuz maddelik kabul listesi, hiç liste olmamasıyla aynı sonucu verir: kimse okumaz, teslimde yine konuşulur. İşi yürüten beş-sekiz madde, otuz maddeden daha güçlüdür; gerisi zaten sözleşmenin kapsam bölümüne aittir.
Kriteri fiyat pazarlığına araç yapmak. Kabul kriteri, sonradan iş eklemenin yolu değildir; formda olmayan bir iş çıktığında doğru cevap “bunu kritere sıkıştıralım” değil, ek iş olarak yazıp fiyatlandırmaktır. Kriteri esneten müşteri, bir sonraki projede daha yüksek fiyat teklifiyle karşılaşır, çünkü tedarikçi o riski fiyata koyar.
İlerleme ritmi: rapor değil, çalışan yazılım
Formun son bölümü üç satır:
- İki haftada bir, gerçek veriyle, gerçek ekranda 15 dakikalık demo. Yüzde 70 tamamlandı denen bir projede o yüzdeyi kimse doğrulayamaz; demo doğrulanır ve gecikmeyi erken gösterir.
- Haftada 30 dakikalık sabit durum toplantısı.
- Üç sütunlu tek liste: yapılacak / yapılıyor / bitti. Araç almanıza gerek yok; düzenli olması araçtan önemli.
Bu üçü, yazılım projesi yaptıran patronun asıl derdini — görünürlük kaybını — çözüyor. Nerede kaldı, ne bitti, ne bekliyor sorusu haftalık cevaplanıyorsa proje büyük sürprizler üretmez.
Formu ne zaman doldurmalı
Kabul kriteri, teklif alındıktan sonra ve sözleşme imzalanmadan önce doldurulur. Bu pencere dar ama kritik: teklif aşamasında henüz kapsam netleşmemiştir, sözleşme sonrasında ise kriteri yazmak kapsam değişikliği sayılır ve pazarlığa döner. Arada doldurulan form, iki tarafın da hâlâ esnek olduğu tek andır. Bu yüzden en kolay anlaşılan andır.
Uzun projelerde form bir kez değil, her teslim paketi için yenilenir. Altı aylık bir işte tek bir kabul kriteri listesi, altıncı ayda hatırlanamayacak kadar eskir; iki-üç haftalık paketler hâlinde yazılan kriterler ise her teslimde taze kalır ve sorun büyümeden görünür. Bu ritim aynı zamanda projenin gidişatını da ölçer: art arda iki paket kabul edilmiyorsa sorun kriterlerde değil, işin kendisindedir ve durdurma kriterini konuşma vakti gelmiştir.
Bu formdan önce ve sonra
- Öncesi: hazır ürün mü alacaksınız, size özel mi yaptıracaksınız? Karar formu ve gerekçesi: hazır program mı, size özel yazılım mı
- Sonrası: sistem teslim edildi ama kullanılmıyorsa: yaptırdığınız uygulamayı kimse kullanmıyor
- Yanında: yazılım da bir işletme varlığıdır — işletme varlık envanteri
Özet: yazılım projesinde en pahalı belirsizlik teknik değil, tanımsal. “Bitti” ne demek sorusunu bir saat ayırıp yazan işletme, altı ay sonra kimsenin kazanamadığı bir pazarlığa oturmuyor.
Fuat Çakır — endüstri mühendisi ve yönetim danışmanı. Üretim ve hizmet işletmelerinde yazılım proje kurgusu ve tedarikçi yönetimi üzerine çalışıyor; kendi mobil uygulamalarını da sıfırdan geliştirip yayınlıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Yazılım projesinde kabul kriteri nasıl yazılır? Bir maddenin kabul kriteri sayılabilmesi için dört bileşen birden gerekir: hangi iş (özellik değil, tamamlanan bir iş), hangi cihaz ve ortamda, hangi ölçülebilir şartla ve kimin onaylayacağı. Dördüncüsü en çok atlanandır — onaylayan kişi belli değilse kimse onaylamaz.
Kapsam listesinde “kapsam dışı” sütunu neden gerekli? Çünkü yazılmayan her şey teslimde “ama bunu da bekliyorduk”a dönüşür. Kapsam tablosunda her madde için üç sütun bulunmalı: bu fazda, ikinci fazda, kapsam dışı. Üçüncü sütun en değerlisidir ve genelde hiç doldurulmaz.
Durdurma kriteri ne işe yarar? “Hangi tarihte, hangi sonuç alınmazsa projeyi durduruyoruz” sorusunu baştan cevaplar. Başta yazılmayan kriter sonradan hiç yazılmaz; proje kendi ağırlığıyla devam eder çünkü belli bir noktadan sonra kimse durdurma kararının bedelini üstlenmek istemez.